T24 Haber Merkezi
AKP, İyi Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Buğra Kavuncu‘ya 500 bin liralık tazminat davası açtı. Kavuncu hakkında açılan tazminat davası için “100 milyarlarca dolar buharlaştırdılar ama sanırım 10 bin dolarları eksik kalmış” ifadeleriyle tepki gösterdi.
İyi Parti Sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, kendisine AKP tarafından, fon skandalına dair yaptığı açıklamalar gerekçe gösterilerek 500 TL’lik tazminat davası açıldığını belirtti. Kavuncu tazminat davası hakkında “Milletimizin cebinden ve hazinesinden 100 milyarlarca dolar buharlaştırdılar ama sanırım 10 bin dolarları eksik kalmış. Bunu da benden istiyorlar” ifadelerini kullandı.
Fon skandalına İyi Partili hiçbir yöneticinin karışmadığını belirten Kavuncu, “Yolsuzlukta bizim Genel Başkan Yardımcılarımız Sayın Erhan Usta ve Sayın Burak Dalgın’ın adı mı geçti? Sayın Müsavat Dervişoğlu, adı geçen yetkililerin atamasını yapan kişi miydi? Bu nasıl bir kafadır?” diyerek tepki gösterdi
“2 milyar vurgun yapan WhatsApp grubundan atıldı, bana dava açıldı”
Fatma Betül Sayan Kaya‘nın AKP MKYK WhatsApp grubundan çıkartılmasına da değinen Kavuncu, Kaya hakkında “2 milyar vurgun yapan genel başkan yardımcısı” ifadesini kullandı. Kavuncu, Kaya’nın sadece gruptan atıldığını fakat bunu sadece dile getirdiği için kendisine tazminat davası açıldığını belirtti.
Davanın kendisine “Konuştuğun sürece devam edeceğiz” mesajı verdiğini dile getiren Kavuncu, sözlerini “Canımızdan başka verecek bir şeyimiz kalmasa da bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz” ifadeleriyle noktaladı.
Sözcü’nün haberine göre; bu dava, AKP’nin İyi Partili bir kimse hakkında açtığı ilk dava olma özelliğini taşıyor.
İyi Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu’nun açıklamalarının tamamamı şu şekilde:
“Milletimizin cebinden ve hazinesinden 100 milyarlarca dolar buharlaştırdılar ama sanırım 10 bin dolarları eksik kalmış. Bunu da benden istiyorlar. Millet nezdindeki saygınlığınızı görmek istiyorsanız sokağa çıkın. Çıktığınızda söylediklerimin çok hafif kaldığını, milletimizin bu konuda çok daha ağır ifadeler kullandığını göreceksiniz.
Bu yolsuzluğa biz mi yol açtık arkadaşlar? Örneğin SPK’nın yönetim kurulunda, İyi Partili bir Adalet Bakanının eşi mi vardı? Ya da bu yolsuzluğa sebep olan bir şirketin yönetim kurulunda İyi Parti’nin Tuzla İlçe Başkanı mı vardı? Yaşanan yolsuzlukta bizim Genel Başkan Yardımcılarımız Sayın Erhan Usta ve Sayın Burak Dalgın’ın adı mı geçti? Sayın Müsavat Dervişoğlu, adı geçen yetkililerin atamasını yapan kişi miydi? Bu nasıl bir kafadır?
Ama AKP Genel Merkezi beni dava ediyor. Ben mi yaptım bu hırsızlığı, ben mi yaptım bu yolsuzluğu, bu vurgunun sebebi ben miyim? Siz, asıl dava açmanız gereken kişilere dava açmaktan bile aciz bir durumdasınız. Arkadaşlarınızın ceplerine indirdikleri yetmedi de benim 500 bin lira helal parama mı göz diktiniz?
2 milyar vurgun yapan bir genel başkan yardımcısına WhatsApp grubundan çıkarma cezası veriliyor; ancak bu vurgunu dile getiren bana 500 bin liralık bir tazminat davası açılıyor.
Bu davanın bir bakıma anlamı şu; ‘Davayı açtık. Konuştuğun sürece devam edeceğiz’ diyorlar. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Bu milletin hakkını savunmak ve aramak için her gün daha yüksek sesle konuşacağız. Canımızdan başka verecek bir şeyimiz kalmasa da bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz.
Anayasa’nın bizlere verdiği siyaset yapma hakkını, elimizden almaya kalkışacak kadar kendinizi kaybetmiş ve arsızlaşmış durumdasınız. Bu tehditlerle bizleri sindiremezsiniz. Millet vicdanında mahkum olan bizler değil sizlersiniz.“
(Editör: Mehmet Duran Boztepe)